Doğada Hayatta Kalmak: Zihinsel ve Fiziksel Durum

Doğada sert kurallar geçerlidir ve birdenbire modern hayatın rahat mekânlarından uzak düşeriz. Böyle durumlarda fiziksel özellikler önem kazanır. Eğer mümkün olduğu kadar zinde ve sağlıklı kalmaya dikkat edersek, sadece bir sorunla karşılaştığımızda hayatta kalma şansımız artmaz, aynı zamanda vücudumuzun sınırlarını da iyi biliriz.

İnsan, birçok hayvandan daha güçsüz bir yaratık; ama yetenek ve becerilerinin belli bir konu üzerinde yoğunlaşmamış olması, ona büyük bir avantaj sağlamaktadır. Zekâsı ve azmi sayesinde, koşullara daha kolay uyum sağlayabilir ve yeni beceriler geliştirebilir. Ama insan, şehir hayatında, vücudunu ve becerilerini çok daha az kullanır. Bu nedenle, vahşi doğada yaşayan atalarımızın, şehirde yaşayan bizlere oranla çok daha güçlü olduklarını söyleyebiliriz.

İnsan, fiziksel açıdan diğer hayvanlara rakip olamaz, kendisini koruyacak pençe, diş ya da gagası veya içine saklanabileceği bir kabuğu olmadığı için doğadaki etobur hayvanlara kolayca yem olabilir. Görüşü ya da koku alma duyusu yeterince güçlü değildir, tehlikeleri fark edemediği gibi düşmanlarından kaçabilecek kadar hızlı koşamaz. Özel giysileri olmadan belirli iklimlerde yaşamını sürdüremez. Ama hayatta kalmak için kullanabileceği çok güçlü bir silaha sahiptir: Fiziksel güçsüzlüğü yüzünden son derece gelişen aklı hayatta kalmasını sağlar.

Doğada Hayatta Kalmak: Zihinsel ve Fiziksel Durum